E-mail: Şifre :
Haberler
Makale detayını görebilmek için Lütfen Üye olunuz...!

Ticari Kazanc Beyanı

 

 

TİCARİ KAZANÇLARIN BEYANI

 

İÇİNDEKİLER

 

GİRİŞ .....................................................................................................................1

1. TİCARİ FAALİYETİN KAPSAMI...........................................................................1

1.1. Ticari Faaliyetin Özellikleri..............................................................................2

1.2. Şirket Ortaklarının Durumu.............................................................................2

1.2.1 Şahıs Şirketlerinin Ortakları.....................................................................2

1.2.2 Sermaye Şirketlerinin Ortakları................................................................3

1.2.3. İş Ortaklıkları...........................................................................................3

2. TİCARİ KAZANCIN TESPİT ŞEKİLLERİ..............................................................3

2. 1. Gerçek Usulde Vergilendirme........................................................................4

2.1.1. Birinci Sınıf Tacirler (Bilanço Esasına Göre Defter Tutanlar).................4

2.1.1.1. Bilanço Esasına Göre Ticari Kazancın Tespiti................................4

2.1.2. İkinci Sınıf Tacirler (İşletme Hesabı Esasına Göre Defter Tutanlar).......5

2.1.2.1. İşletme Hesabı Esasında Ticari Kazancın Tespiti...........................5

2.1.3. Sınıf Değiştirme.......................................................................................5

2.1.3.1. Birinci Sınıftan İkinci Sınıfa Geçiş...................................................5

2.1.3.2. İkinci Sınıftan Birinci Sınıfa Geçiş...................................................5

2.2. Ticari Kazancın Tespitinde İndirilecek Giderler..............................................6

2.3. Ticari Kazancın Tespitinde İndirilemeyecek Giderler.....................................7

2.4. Diğer Kanunlara Göre İndirilebilecek ve İndirilemeyecek Giderler................8

2.5. Yıllara Sari İnşaat ve Onarım İşlerinin Vergilendirilmesi.................................8

2.5.1.Yıllara Sari İnşaat ve Onarım İşinin Özellikleri.........................................8

2.5.2. İnşaat ve Onarım İşlerinde Ortak Genel Giderlerin Dağıtımı..................9

2.5.3. İnşaat ve Onarım İşlerinde Amortismanların Dağıtımı..........................10

2.5.4. Yıllara Sari İnşaat ve Onarım İşlerinde Tevkifat Uygulaması................10

3. TİCARİ KAZANCIN İSTİSNALARI.....................................................................11

3.1. PTT Acentelerinde Kazanç İstisnası.............................................................11

3.2. Sergi ve Panayır İstisnası..............................................................................11

3.3. Serbest Bölgelerde Elde Edilen Kazançlara İlişkin İstisna...........................11

3.4. Eğitim ve Öğretim İşletmelerinde Kazanç İstisnası......................................11

3.5. Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde Yapılan Faaliyetler Sonucu Elde

Edilen Kazançlara İlişkin İstisna...................................................................12

3.6. Türk Uluslararası Gemi Siciline Kayıtlı Gemilerin İşletilmesinden ve

Devrinden Elde Edilecek Kazançlara İlişkin İstisna......................................12

3.7. Yatırım İndirimi..............................................................................................13

4. YILLIK BEYANNAMENİN VERİLMESİ VE GELİRİN TOPLANMASI................13

5. ZARARLARIN KARLARA TAKAS VE MAHSUBU.............................................14

5.1. Yurtdışı Faaliyetlerden Doğan Zararların Mahsubu .....................................14

6. GEÇİCİ VERGİ....................................................................................................14

6.1. Geçici Vergi Mükellefleri...............................................................................15

6.2. Geçici Vergi Kapsamına Girmeyen Kazançlar..............................................15

6.3. Geçici Vergi Dönemleri.................................................................................15

6.4. Geçici Vergiye Esas Kazancın Tespiti..........................................................16

6.5. Geçici Verginin Eksik Beyan Edilmesi .........................................................16

6.6. Geçici Vergi Beyannamesine Eklenecek Belgeler.......................................17

7. YILLIK BEYANNAMEYE DAHİL EDİLEN KAZANÇ VE İRATLARDAN

YAPILACAK İNDİRİMLER..................................................................................17

7.1. Sigorta Şirketlerine ve Bireysel Emeklilik Sistemine Ödenen

Katkı Payları ........................................................................................................17

7.2. Eğitim ve Sağlık Harcamaları .......................................................................18

7.3. Bağış ve Yardımlar........................................................................................18

7.3.1. Sınırlı İndirilecekler ...............................................................................18

7.3.2. Sınırsız İndirilecekler ............................................................................19

7.4. Sponsorluk harcamaları ...............................................................................19

7. 5. Araştırma ve Geliştirme Harcamaları ..........................................................20

7.6. Doğal Afetler İle İlgili Ayni ve Nakdi Bağışlar................................................20

7.7. Türkiye Kızılay Derneğine Makbuz Karşılığı Yapılan

Nakdi Bağış ve Yardımlar.............................................................................21

7.8. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansına Yapılan Bağış,

Yardım ve Sponsorluk Harcamaları .............................................................21

7.9. Diğer Kanunlara Göre Tamamı İndirilecek Bağış ve Yardımlar....................21

8. GELİR VERGİSİNDE MAHSUP VE İADELER...................................................22

8.1. Tevkif Yoluyla Kesilen Vergilerin Mahsup ve İadesi.....................................22

8.1.1.Beyanname Üzerinden Hesaplanan Vergiden Mahsup ve

Kalan Kısmın İadesi........................................................................................22

8.1.2. Mahsuben İade.....................................................................................22

8.1.3. Nakden İade.........................................................................................23

8.1.4. Tevkif Yoluyla Kesilen Vergilerin Geçici Vergiye Mahsubu..................23

8.2. Geçici Verginin Mahsubu ve İadesi .............................................................24

9. 2010 YILI GELİRLERİNE UYGULANACAK VERGİ TARİFESİ.........................25

10. YILLIK BEYANNAMEDE TARH İŞLEMLERİ ....................................................25

10.1. Tarh Yeri .....................................................................................................25

10.2. Tarhiyatın Muhatabı ...................................................................................26

10.3. Vergilendirme Dönemi................................................................................26

10.4. Tarh Zamanı ...............................................................................................26

11. YILLIK BEYANNAMENİN VERİLMESİ .............................................................27

12. HESAPLANAN VERGİNİN ÖDENME ZAMANI VE YERİ..................................27

13. BEYANNAMEYE EKLENECEK BİLDİRİM VE BELGELER..............................28

14. BEYANNAME VERMEYENLERE UYGULANACAK YAPTIRIMLAR................28

15. GERÇEK USULDE TİCARİ KAZANCIN BEYANINA İLİŞKİN ÖRNEKLER.....28

VERGİNİZİ ÖDEYEBİLECEĞİNİZ ANLAŞMALI BANKALAR.................................31

TİCARİ KAZANCIN GERÇEK USULDE VERGİLENDİRİLMESİ REHBERİ

1

GİRİŞ

Bu rehber, 2010 yılında ticari kazanç elde eden mükelleflerimize, ticari

kazancın kapsamı, tespiti, hesaplanması sırasında dikkate alınması gereken

indirilebilecek ve indirilemeyecek giderler ile vergiden istisna edilen kazanç

konularına ilişkin olarak genel bilgiler sunmak amacıyla hazırlanmıştır.

Rehberde yıllık beyannameye dahil edilen kazanç ve iratlardan yapılacak

indirimler, Gelir Vergisinde mahsup ve iadeler, tarh işlemleri ile beyannamenin

verilme zamanı ve verginin ödenmesi konularına yönelik açıklamalar da yer

almaktadır.

1. TİCARİ FAALİYETİN KAPSAMI

Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazanç olup,

aşağıda sayılan faaliyetlerden elde edilecek gelirler her durumda ticari kazanç

olarak vergilendirilir.

1. Maden, taş ve kireç ocakları, kum ve çakıl istihsal yerleri ile tuğla ve kiremit

harmanlarının işletilmesinden,

2. Coberlik işlerinden (Coberlik; borsaya kayıtlı olarak ve kendi nam ve

hesabına hisse senedi ve tahvil alım satımı yapılmasıdır),

3. Özel okul ve hastanelerle benzeri yerlerin işletilmesinden,

4. Gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle devamlı olarak uğraşanların

bu işlerinden,

5. Kendi nam ve hesaplarına menkul kıymet alım-satımı ile devamlı olarak

uğraşanların bu faaliyetlerinden,

6. Satın alınan veya trampa suretiyle iktisap olunan arazinin iktisap tarihinden

itibaren 5 yıl içinde parsellenerek bu müddet içinde veya daha sonraki yıllarda

kısmen veya tamamen satılmasından elde edilen kazançlar,

7. Diş protezciliğinden elde edilen kazançlar.

Kollektif ortaklıklarda ortakların, adi veya eshamlı komandit ortaklıklarda

komandite ortakların, ortaklık karından aldıkları paylar şahsi ticari

kazanç olarak vergiye tabi tutulmaktadır.

TİCARİ KAZANCIN GERÇEK USULDE VERGİLENDİRİLMESİ REHBERİ

2

1.1. Ticari Faaliyetin Özellikleri

Bir faaliyetin ticari faaliyet olarak değerlendirilebilmesi için taşıması gereken

bazı özellikler bulunmaktadır. Buna göre;

PP Faaliyetin yerine getirilmesinin sermaye ve emeğe dayanıyor olması

gerekmektedir.

PP Faaliyetin devamlı olması gerekmektedir. (Bir takvim yılı içerisinde birden

fazla tekrarlanan veya birden fazla takvim yılında tekrarlanan işlemlerde de

devamlılık olduğu varsayılacaktır).

PP Gelir getirici faaliyetlerin bir organizasyon dahilinde yapılmış olması

gerekmektedir (İşyeri açma, işçi çalıştırılması, ticaret siciline kaydolunması

v.b.)

PP Müessesenin, ticari ve sınai bir müessese şekil ve mahiyetinde olması

gerekmektedir.

1.2. Şirket Ortaklarının Durumu

Şirket ortaklarının gelir vergisi karşısındaki durumları, ortağı bulundukları

şirketin şahıs ya da sermaye şirketi olmasına göre farklılık gösterir.

1.2.1 Şahıs Şirketlerinin Ortakları

Şahıs şirketleri; adi ve kollektif şirketler ile adi komandit şirketlerdir.

Adi komandit şirketlerde komandite ve komanditer olmak üzere iki tür ortak

bulunmaktadır. Komandite ortaklar gerçek kişilerden oluşur ve sorumluluğu

sınırsızdır, buna karşılık komanditer ortaklar gerçek ve tüzel kişilerden oluşabilir

ve sorumluluğu koydukları sermaye ile sınırlıdır.

Kollektif şirketlerde ortakların, adi veya eshamlı komandit şirketlerde

komandite ortakların ortaklık karından aldıkları paylar şahsi ticari kazanç

hükmündedir ve bu ortaklar kendi paylarına düşen karlarını ayrı ayrı beyan etmek

zorundadırlar.

Adi komandit şirketlerin komanditer ortaklarının şirket kazancından aldığı

pay, şirketin faaliyet konusu ne olursa olsun vergisi tevkif suretiyle alınmamış

menkul sermaye iradıdır.

Serbest meslek faaliyetinde bulunan kollektif ve adi şirketlerde

ortaklar ve adi komandit şirketlerde komandite ortaklar

bu işleri dolayısıyla serbest meslek erbabı sayılırlar.

1.2.2 Sermaye Şirketlerinin Ortakları

Sermaye şirketleri; anonim, limited ve eshamlı komandit şirketlerdir.

Dolayısıyla bu şirketler Kurumlar Vergisi mükellefidirler.

Anonim ve limited şirket ortakları ile eshamlı komandit şirketlerin komanditer

ortaklarının şirket kazancından elde ettikleri kazançlar kar payı ve iştirak

hisselerinden doğan kazanç sayıldığından bu kazançların menkul sermaye iradı

olarak beyan edilmesi gerekmektedir.

Ancak, eshamlı komandit şirketlerde komandite ortakların ortaklık karından

aldıkları paylar, şahsi ticari kazanç olup, gelir vergisine tabidir.

1.2.3. İş Ortaklıkları

Sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi

kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait

iktisadi işletmelerin kendi aralarında veya

şahıs ortaklıkları ya da gerçek kişilerle,

belli bir işin birlikte yapılmasını ortaklaşa

yüklenmek ve kazancını paylaşmak

amacıyla kurdukları ortaklıklardan bu şekilde

mükellefiyet tesis edilmesini talep edenler

iş ortaklıklarıdır. Bunların tüzel kişiliklerinin

olmaması mükellefiyetlerini etkilemez.

İş ortaklığında mükellefiyet şekli ortakların isteğine bırakılmıştır. Dolayısıyla işi

üstlenen ortakların talebine bağlı olarak iş ortaklarının mükellefiyet tesisi, kurumlar

vergisi kapsamında olabileceği gibi “adi ortalık” şeklinde de olabilmektedir.

2. TİCARİ KAZANCIN TESPİT ŞEKİLLERİ

Ticari kazanç elde eden mükellefler Gelir Vergisi Kanununa göre iki gruba

ayrılırlar,

PP Esnaf muaflığından yararlanan ve gelir vergisine tabi olmayanlar,

PP Esnaf muaflığından yararlanmayan ve gelir vergisine tabi olanlar.

Gelir vergisine tabi olan ticaret ve sanat erbabı ise, kazancın tespit usulü

bakımından ikiye ayrılmaktadır.

PP Basit usulde gelir vergisine tabi olanlar, (Ayrıntılı bilgi için “Basit Usule Tabi

Mükellefler İçin Vergi Rehberi”ne bakınız)

PP Gerçek usulde gelir vergisine tabi olanlar.

TİCARİ KAZANCIN GERÇEK USULDE VERGİLENDİRİLMESİ REHBERİ

4

2. 1. Gerçek Usulde Vergilendirme

Basit usul koşullarını taşımayan gelir vergisi mükelleflerinin ticari kazançları

gerçek usule göre tespit edilir. Gerçek usule tabi mükellefler tutacakları defterler

yönünden iki sınıfa ayrılırlar:

PP Birinci sınıf tacirler (Bilanço esasına göre defter tutanlar)

PP İkinci sınıf tacirler (İşletme Hesabı esasına göre defter tutanlar)

2.1.1. Birinci Sınıf Tacirler (Bilanço esasına göre defter tutanlar)

Aşağıda yazılı tüccarlar bilanço esasına göre defter tutarlar;

PP Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satanlardan yıllık

alımları veya satışları tutarları Vergi Usul Kanunu 177 nci maddesinde

belirtilen miktarlardan fazla olanlar (2010 yılı için yıllık alımlarda 120.000

TL veya yıllık satışlarda 170.000 TL, 2011 yılı için yıllık alımlarda 129.000

TL veya yıllık satışlarda 180.000 TL)

PP Diğer işlerle uğraşanlardan bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı

Vergi Usul Kanunu 177 nci maddesinde belirtilen miktarı aşanlar (2010 yılı

için 68.000 TL, 2011 yılı için 70.000 TL)

PP Yukarıda yazılı işleri beraber yapanlardan iş hasılatının beş katı ile yıllık satış

tutarının toplamı Vergi Usul Kanunu 177 nci maddesinde belirtilen miktarı

aşanlar (2010 yılı için 120.000 TL, 2011 yılı için 129.000 TL)

PP Her çeşit ticaret şirketleri

PP Kurumlar vergisine tabi diğer tüzel kişiler

PP Kendi istekleri ile bilanço esasına göre defter tutanlar

2.1.1.1. Bilanço Esasına Göre Ticari Kazancın Tespiti

Birinci sınıf tacirler, hesaplarını bilanço esasında tutacakları defterlerde takip

ederler.

Birinci sınıf tacirler, hesap dönemi sonunda bilanço çıkarırlar. Bunun için

işletmeye dahil mevcutları, alacakları ve borçları saptarlar ve Vergi Usul Kanunu

hükümlerine göre değerlerler. Ticari bilançonun vergi kanunlarına uyumlaştırılmış

haline mali bilanço denir.

Bilanço esasına göre ticari kazanç, mali bilançolar üzerinden hesap dönemi

sonunda ve başındaki öz sermaye tutarları arasındaki farktır.

Ayrıca, hesap dönemi içinde söz konusu işletmenin sahip veya sahiplerince;

PP İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir,

TİCARİ KAZANCIN GERÇEK USULDE VERGİLENDİRİLMESİ REHBERİ

5

PP İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.

Dönem sonundaki öz sermayenin dönem başındakine göre fazla olan kısmı

o dönemin ticari kazancı sayılır. Tersi durumda ise fark, zararı gösterir.

(Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun

değerlemeye ait hükümleri ile Gelir Vergisi Kanununun 40 ve 41 inci madde

hükümlerine uyulur.)

2.1.2. İkinci Sınıf Tacirler (İşletme hesabı esasına göre defter tutanlar)

Birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar, ikinci sınıf tacir sayılırlar ve

ticari işletme hesabına göre defter tutarlar.

2.1.2.1. İşletme Hesabı Esasında Ticari Kazancın Tespiti

İkinci sınıf tacirler, kazançlarını işletme hesabı esasında tespit ederler.

Bu usulde kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılatlarla, giderler

arasındaki müspet farktan oluşur. Giderlerin daha fazla olması halinde zarar

doğmuş olur.

2.1.3. Sınıf Değiştirme

2.1.3.1. Birinci Sınıftan İkinci Sınıfa Geçiş

İş hacmi bakımından I’inci sınıfa dahil olan tüccarların durumları aşağıdaki

şartlara uyduğu takdirde, bunlar, bu şartların tahakkukunu takip eden hesap

döneminden başlayarak, II’nci sınıfa geçebilirler.

a) Bir hesap döneminin iş hacmi, birinci sınıf tacirler için 2.1.1. numaralı başlık

altında belirtilmiş olan hadlerden % 20’yi aşan bir nispette düşük olursa veya;

b) Arka arkaya üç dönemin iş hacmi, birinci sınıf tacirler için 2.1.1. numaralı

başlık altında belirtilmiş olan hadlere nazaran % 20’ye kadar bir düşüklük

gösterirse.

2.1.3.2. İkinci Sınıftan Birinci Sınıfa Geçiş

İş hacmi bakımından II’nci sınıfa dahil tüccarların durumları aşağıda yazılı

şartlara uyduğu takdirde bunlar bu şartların tahakkukunu takip eden hesap

döneminden başlayarak I’inci sınıfa geçerler.

a) Bir hesap döneminin iş hacmi, birinci sınıf tacirler için 2.1.1. numaralı başlık

altında belirtilmiş olan hadlerden % 20’yi aşan bir nispette fazla olursa, veya;

b) Arka arkaya 2 dönemin iş hacmi, birinci sınıf tacirler için 2.1.1. numaralı

başlık altında belirtilmiş olan hadlere nazaran % 20’ye kadar bir fazlalık gösterirse.

TİCARİ KAZANCIN GERÇEK USULDE VERGİLENDİRİLMESİ REHBERİ

6

2.2. Ticari Kazancın Tespitinde İndirilecek Giderler

Gelir, safi tutarları üzerinden vergiye tabi tutulmaktadır. Gelir Vergisi

Kanununun 40 ıncı maddesine göre, safi tutarı tespit edebilmek için, gayri safi

hasılattan indirilebilecek giderler aşağıda sıralanmaktadır.

a) Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel

giderler,

b) Hizmetli ve işçilerin iş yerinde

veya iş yerinin müştemilatında iaşe ve

ibate giderleri, tedavi ve ilaç giderleri,

sigorta primleri ve emekli aidatı ve

demirbaş olarak verilen giyim eşyası

(Resmi ve özel daire ve müesseselerce

hizmet erbabına işin icabı olarak verilen

ve bunların işten ayrılmaları halinde

geri alınan giyim eşyası),

c) İşle ilgili olmak şartıyla,

mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan

ve tazminatlar,

d) İşle ilgili ve yapılan işin ehemmiyeti ve genişliği ile mütenasip seyahat ve

ikamet giderleri,

e) Kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte kullanılan

taşıtların giderleri,

f) İşletme ile ilgili olmak şartıyla; bina, arazi, gider, istihlak, damga, belediye

vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi ayni vergi, resim ve harçlar,

g) Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar,

h) İşverenlerce, Sendikalar Kanunu hükümlerine göre sendikalara ödenen

aidatlar,

i) İşverenler tarafından ücretliler adına bireysel emeklilik sistemine ödenen

katkı payları,

j) Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve

vakıflara Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan

gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin maliyet bedeli.

Yukarıda sayılan giderlere ek olarak, Bağ-Kur primlerinin de sosyal güvenlik

mevzuatı uyarınca vergi uygulamasında gider olarak gösterilebileceği hükme

bağlandığından, ilgili dönemlere ilişkin olup, ödenmiş olması şartıyla beyan

edilen ticari kazançla sınırlı olmak üzere söz konusu primler de gider olarak

dikkate alınabilecektir.

TİCARİ KAZANCIN GERÇEK USULDE VERGİLENDİRİLMESİ REHBERİ

7

2.3. Ticari Kazancın Tespitinde İndirilemeyecek Giderler

a) Teşebbüs sahibi ile eşinin ve çocuklarının işletmeden çektikleri paralar

veya aynen aldıkları sair değerler,

b) Teşebbüs sahibinin kendisine, eşine, küçük çocuklarına işletmeden

ödenen aylıklar, ücretler, ikramiyeler, komisyonlar ve tazminatlar,

c) Teşebbüs sahibinin işletmeye koyduğu sermaye için yürütülecek faizler,

d) Teşebbüs sahibinin, eşinin ve küçük çocuklarının işletmede cari hesap

veya diğer şekillerdeki alacakları üzerinden yürütülecek faizler,

e) a, b, c ve d bentlerinde yazılı olan işlemler hariç olmak üzere, teşebbüs

sahibinin, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit edilen

bedel veya fiyatlar üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunması

halinde, emsallere uygun bedel veya fiyatlar ile teşebbüs sahibince uygulanmış

bedel veya fiyat arasındaki işletme aleyhine oluşan farklar,

f) Her türlü para cezaları ve vergi cezaları ile teşebbüs sahibinin suçlarından

doğan tazminatlar,

g) Her türlü alkol ve alkollü içkiler ile tütün ve tütün mamullerine ait ilan ve

reklâm giderleri,

h) Kiralama yoluyla edinilen veya işletmede kayıtlı olan yat, kotra, tekne, sürat

teknesi gibi motorlu deniz, uçak ve helikopter gibi hava taşıtlarından işletmenin

esas faaliyet konusu ile ilgili olmayanların giderleri ile amortismanları,

i) Basın yoluyla işlenen fiillerden veya radyo ve televizyon yayınlarından

doğacak maddî ve manevî zararlardan dolayı ödenen tazminat giderleri.

(Yukarıdaki maddelerin uygulanmasında, kollektif şirketlerin ortakları ile adi

ve eshamlı komandit şirketlerin komandite ortakları teşebbüs sahibi olarak kabul

edilir)

TİCARİ KAZANCIN GERÇEK USULDE VERGİLENDİRİLMESİ REHBERİ

8

2.4. Diğer Kanunlara Göre İndirilebilecek ve İndirilemeyecek

Giderler

Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun (II) sayılı tarifesinde yer alan taşıtlar ile

bu Kanundaki tarifelerde yer alan taşıtlardan sadece ticari maksatla kullanılan

uçak ve helikopterler ile taşıt kiralama faaliyeti ile uğraşan işletmelerin bu amaçla

kiraya verdikleri taşıtların vergileri gider yazılabilir.

Özel İletişim ve Şans Oyunları Vergilerinin ticari kazancın tespitinde gider

olarak indirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Katma Değer Vergisi mükellefleri kullanmak üzere satın aldıkları ödeme

kaydedici cihazların her biri için % 100’e kadar amortisman oranı seçebilirler.

Amortisman ayırma imkanı bulunmayanlar ise alış bedelinin tamamını vergiye

tabi kazançlarının tespitinde indirim konusu yapabilirler.

2.5. Yıllara Sari İnşaat ve Onarım İşlerinin Vergilendirilmesi

2.5.1.Yıllara Sari İnşaat ve Onarım İşinin Özellikleri

Bir yıldan fazla süren (birden fazla takvim yılına taşan) inşaat ve onarım

işlerinden elde edilen kazançlar işin bitiminde tespit edilir, tamamı o yılın geliri

sayılarak takip eden yılın Mart ayının 25 inci günü akşamına kadar (01-25

Mart) beyan edilir.

Bir işin yıllara sari inşaat ve onarım işi kapsamında değerlendirilebilmesi için

aşağıdaki koşulları taşıması gerekmektedir:

PP Faaliyet konusu iş, inşaat ve onarım işi olmalıdır.

PP İnşaat ve onarım işi başkalarının hesabına ve taahhüde bağlı olarak

yapılmalıdır.

PP İnşaat ve onarım işi birden fazla takvim yılına sirayet etmelidir.

Yıllara sari inşaat ve onarım işi kapsamına giren işlerde, inşaat ve onarım

işinin başlangıç ve bitim tarihi önem arz etmektedir. Bu çerçevede;

PP Yapılan sözleşmede yapılacak işin yer teslimi öngörülmüş ise yerin teslim

edildiği tarih,

PP Sözleşmede yer teslim tarihi belirtilmemiş ise sözleşmede belirtilen işin

başlangıç tarihi,

PP Sözleşmede bunların hiçbiri belirtilmemiş ise sözleşme tarihi,

İşin başlangıç tarihi olarak kabul edilir. Ayrıca,

PP Geçici ve kesin kabule tabi olan işlerde geçici kabulün yapıldığını gösteren

tutanağın onaylandığı tarih,

TİCARİ KAZANCIN GERÇEK USULDE VERGİLENDİRİLMESİ REHBERİ

9

PP Geçici ve kesin kabul usulüne tabi olmayan işlerde işin fiilen tamamlandığı

veya fiilen bırakıldığı tarih,

işin bittiği tarih olarak kabul edilir.

2.5.2. Yıllara Sari İnşaat ve Onarım İşlerinde Ortak Genel Giderlerin

Dağıtımı

Yıllara sari inşaat ve onarım işi yapan yükümlüler, bu işlerine ait kayıtlarını

ayrı bir defterde veya tutmakla yükümlü oldukları defterlerin ayrı sayfalarında

göstermek ve kar-zararlarını ayrı ayrı saptamak zorundadırlar.

Hangi işle ilgili olduğu saptanamayan veya bütün işler için yapılan giderler

ortak genel gider olarak kabul edilip yapılan işlere dağıtılırlar.

Yıl içinde birden fazla inşaat ve onarım işinin birlikte yapılması halinde her

yıla ait müşterek genel giderler bu işlere ait harcamaların birbirine olan nispetine

göre dağıtılacaktır.

Tek veya birden fazla inşaat ve onarım işi diğer işlerle birlikte yapılıyor ise,

her yıla ait müşterek genel giderler bu işlere ait harcamalar ile diğer işlere ait satış

veya hasılat tutarlarının birbirlerine olan nispeti dahilinde dağıtılacaktır.

TİCARİ KAZANCIN GERÇEK USULDE VERGİLENDİRİLMESİ REHBERİ

10

2.5.3. Yıllara Sari İnşaat ve Onarım İşlerinde

Amortismanların Dağıtımı

Ortak olarak kullanılan makine, tesisat ve

ulaştırma araçlarının amortismanları bunların her

bir işte kullanıldıkları gün sayısına göre inşaatların

maliyetlerine dağıtılır.

Amortisman dağıtımında aşağıdaki konulara

dikkat edilmelidir:

PP Mobilya, hesap ve yazı makinesi gibi büro

malzemelerinin amortismanı, ortak genel giderlere

eklenerek dağıtıma tabi tutulur.

PP Yıl içinde alınan tesisat, makine ve ulaştırma

araçlarının satın alındığı tarihten önceki günlere

isabet eden amortismanları, yine ortak genel

giderlere eklenerek dağıtıma tabi tutulur.

PP Tesisat, makine ve ulaştırma araçlarının kullanılmayıp boş kaldığı günlere

isabet eden amortismanları, ortak genel giderlere eklenerek dağıtıma tabi

tutulur. Söz konusu araçların kullanılmadığı veya kullanılmasının mümkün

olmadığı işlere pay verilmez.

2.5.4. Yıllara Sari İnşaat ve Onarım İşlerinde Tevkifat Uygulaması

Yıllara sari inşaat ve onarım işlerinden elde edilen gelirler vergi kesintisine

tabi tutulmaktadır. Vergi kesintisi yapmak mecburiyetinde olanlar, yıllara yaygın

inşaat ve onarım işini yapanlara (kurumlar dahil) ödedikleri hakediş bedellerinden

hakediş sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben (avans olarak ödenenler dahil)

%3 nispetinde vergi kesintisi yapmakla yükümlüdürler.

Sözleşme yapılırken işin yıl içinde bitmesinin öngörülmesine karşın iş değişik

nedenlerle yıl içinde bitmeyip sonraki yıla sarkabilir. Bu durumda yeni sözleşmenin

veya sözleşmede değişikliğin yapıldığı ya da işin fiilen yıllara yaygın hale geldiği

tarihten sonra yapılan hakediş ödemelerinden vergi kesintisi yapılması gerekir.

Diğer taraftan, geçici kabulden sonra kesin kabulü sağlamak üzere yapılan

işler nedeniyle alınan hakedişler, biten inşaat işiyle ilgilendirilmeksizin elde

edildikleri yılın kar veya zararının tespitinde dikkate alınırlar ve gelir vergisi

tevkifatına tabi tutulmazlar.

Kesilen bu vergiler verilecek yıllık gelir vergisi beyannamesinde bildirilen

kazanç üzerinden hesaplanacak gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edilir.

Mahsup neticesinde, mükellefe iadesi gereken bir vergi tutarının olması halinde

bu tutar, mükellefin talebi doğrultusunda diğer vergi borçlarına mahsup edilir;

mükellefin vergi borcunun olmaması halinde ise nakden iade yapılır.

TİCARİ KAZANCIN GERÇEK USULDE VERGİLENDİRİLMESİ REHBERİ

11

3. TİCARİ KAZANCIN İSTİSNALARI

3.1. PTT Acentelerinde Kazanç İstisnası

PTT acenteliği faaliyetinden elde edilen kazançlar, gelir vergisinden istisna

edilmiştir. Ancak, bu kazanç istisnasının Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü

maddesi uyarınca yapılan tevkifata etkisi yoktur.

3.2. Sergi ve Panayır İstisnası

Dar mükellefiyete tabi olanların hükümetin izni ile açılan sergi ve panayırlarda

yaptıkları ticari faaliyetlerden elde ettikleri kazançlar, Türkiye’de başkaca işyeri

veya daimi temsilcileri bulunmaması şartıyla gelir vergisinden istisna edilmiştir.

3.3. Serbest Bölgelerde Elde Edilen Kazançlara İlişkin İstisna

Serbest Bölgeler gümrük hattı dışında sayıldığından, bu bölgelerde gümrük

ve kambiyo mükellefiyetine dair mevzuat hükümleri uygulanmayacaktır. İşletmeci

ve kullanıcılar yatırım ve üretim safhalarında Bakanlar Kurulunca belirlenecek

vergi dışı teşviklerden yararlandırılabilecektir.

Serbest bölgelerde 06.02.2004 tarihi itibarıyla faaliyette bulunmak üzere

ruhsat almış mükelleflerin, faaliyet ruhsatlarında belirtilen süre ile sınırlı olmak

üzere serbest bölgelerde gerçekleştirdikleri faaliyetler dolayısıyla elde ettikleri

kazançları gelir ve kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.

Bununla birlikte 5084 sayılı Kanundan önce veya sonra faaliyet ruhsatı almış

olanların serbest bölgelerdeki imalatlarının satışı sonucu elde edilen kazançları

Avrupa Birliğine tam üyeliğin gerçekleştiği tarihi içeren yıllık vergilendirme

döneminin sonuna kadar gelir vergisinden istisnadır.

3.4. Eğitim ve Öğretim İşletmelerinde Kazanç İstisnası

Okul öncesi eğitim, ilköğretim, özel eğitim ve orta öğretim özel okullarının

işletilmesinden elde edilen kazançlar, ilgili Bakanlığın görüşü alınmak suretiyle

Maliye Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde beş vergilendirme

dönemi gelir vergisinden istisna edilmiştir. İstisna, okulların faaliyete geçtiği

vergilendirme döneminden itibaren 5 vergilendirme dönemi için geçerlidir.

Kişilerin bilgi düzeyini yükseltmek amacıyla kurulan dershaneler, sosyalkültürel

ve mesleki alanda yetenek, bilgi, beceri ve deneyimlerini geliştirmek,

boş zamanlarını değerlendirmek ve öğrencileri istedikleri derslere yetiştirmek

amacıyla faaliyet gösteren özel öğretim kurumları (Anadolu liselerine ve

üniversiteye hazırlık kursları, bilgisayar kursları, dans-bale okulları vb.) ile öğrenci

TİCARİ KAZANCIN GERÇEK USULDE VERGİLENDİRİLMESİ REHBERİ

12

etüt eğitim merkezlerinin işletilmesinden elde edilen kazançlar bu istisna kapsamı

dışındadır.

Eğitim tesislerinde yer alan büfe, kantin vb. işletilmesi veya kiraya

verilmesinden elde edilen kazançlar istisna kapsamı dışındadır. Fakat yemek,

yatma ve taşıma bedelleri okul ücretine dahil ise bu faaliyet gelirleri de istisnadan

faydalanabilecektir.

3.5. Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde Yapılan Faaliyetler Sonucu

Elde Edilen Kazançlara İlişkin İstisna

Teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösteren mükelleflerin, münhasıran

bu bölgedeki yazılım ve AR-GE faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları faaliyete

başlanılan tarihten bağımsız olmak üzere, 31.12.2013 tarihine kadar gelir ve

kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.

01.01.2004 tarihinden önce teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösteren

mükelleflerin, bölgedeki yazılım ve AR-GE faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar

da, faaliyete başladıkları tarihten bağımsız olmak üzere, 31.12.2013 tarihine

kadar gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır.

3.6. Türk Uluslararası Gemi Siciline Kayıtlı Gemilerin

İşletilmesinden ve Devrinden Elde Edilecek Kazançlara İlişkin İstisna

Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerin işletilmesinden ve devrinden

elde edilen kazançlar, gelir ve kurumlar vergileriyle fonlardan istisnadır.

Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerin ve yatların otel veya restoran

işletmeciliğinde (yüzer otel veya restoran) kullanılması durumunda bu faaliyet

gemi işletmeciliği faaliyeti kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, elde edilen

kazançların söz konusu istisnalardan yararlandırılması mümkün değildir.

TİCARİ KAZANCIN GERÇEK USULDE VERGİLENDİRİLMESİ REHBERİ

13

3.7. Yatırım İndirimi

Belirli şartlar altında yapılan yatırım harcamalarının belli bir oranının vergi

matrahından indirilmesini sağlayan bir teşvik müessesesi olan “Yatırım İndirimi

İstisnası” uygulaması 5479 sayılı Kanunla 01.01.2006 tarihinden itibaren

yürürlükten kaldırılmış fakat geçiş dönemine ilişkin olarak Gelir Vergisi Kanununa

eklenen geçici 69 uncu madde ile düzenlemeler yapılmıştır.

Geçiş dönemine ilişkin olarak yapılan düzenleme gereğince hesaplanan

yatırım indirimi istisnası tutarlarının en son 2008 yılında elde edilen kazançlardan

indirim konusu yapılabileceği, indirim konusu yapılamayan tutarların ise sonraki

yıllara devredilemeyeceği yönünde düzenleme yapılmıştı.

Ancak, Anayasa Mahkemesi’nin 15.10.2009 tarih ve Esas No: 2006/95, Karar

No: 2009/144 sayılı kararı ile Gelir Vergisi Kanununun yatırım indirimiyle ilgili

geçici 69 uncu maddesinde yer alan “... sadece 2006, 2007 ve 2008 yıllarına

ait ...” ibaresinin iptal edilmesine karar verilmiş ve karar 08.01.2010 tarih ve

27456 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Daha sonra, Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararı üzerine 6009 sayılı

Kanunla Gelir Vergisi Kanununun geçici 69 uncu maddesinde değişiklik yapılmış

olup, değişiklik ile ilgili açıklamalar 276 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde

yapılmıştır.

4. YILLIK BEYANNAMENİN VERİLMESİ VE GELİRİN

TOPLANMASI

Gelir Vergisi Kanununda sayılan gelir unsurlarından bir takvim yılı içinde elde

edilen kazanç ve iratlar, aksine hüküm olmadıkça mükellefler tarafından yıllık

beyanname ile beyan edilir. Beyan edilmesi gereken gelirlerin yılık beyannamede

toplanarak beyan edilmesi zorunludur.

Ticari faaliyette bulunan mükellefler kazanç elde etmemiş olsalar bile yıllık

beyanname vermek zorundadırlar. Beyannameye eklenmesi zorunlu olan başka

gelir unsurlarının da bulunması halinde Gelir Vergisi Kanununun 85 ve 86 ncı

maddelerinde belirtilen esaslara veya söz konusu gelirlerin beyanına ilişkin özel

hükümlere göre işlem yapılması gerekir.

Gelir Vergisi Kanununun 85 inci ve 86 ncı maddelerinde tam ve dar

mükellefiyet esasında hangi gelirlerin hangi koşullarda beyan edileceği veya

edilmeyeceği hükümlerine yer verilmiştir.

TİCARİ KAZANCIN GERÇEK USULDE VERGİLENDİRİLMESİ REHBERİ

14

5. ZARARLARIN KARLARA TAKAS VE MAHSUBU

Gelirin toplanmasında gelir unsurlarından bazılarından doğan zararlar (Gelir

Vergisi Kanununun 80 inci maddesinde yazılı diğer kazanç ve iratlardan doğanlar

hariç) diğer kaynakların kazanç ve iratlarına mahsup edilir.

Buna göre;

Zarar Olarak Mahsup Edilecek Olanlar Zarar Olarak Mahsubu Yapılamayacak

Olanlar

Diğer kazanç ve iratlar dışındaki kazanç

ve iratlardan doğan zararlar

Değer artış kazançlarından doğan

zararlar

Yurt dışındaki faaliyetten doğan zarar

(ilgili ülkedeki denetim elemanlarınca

rapora bağlanmalıdır.)

Menkul ve gayrimenkul sermaye

iratlarında, sermayede meydana gelen

eksilmeler

5 yılla sınırlıdır. Gelir vergisinden istisna edilen

kazançlarla ilgili zararlar

5.1. Yurtdışı Faaliyetlerden Doğan Zararların Mahsubu

Tam mükellefiyete tabi kişiler, yurt dışı faaliyetlerinden doğan zararlarını,

faaliyette bulunulan ülkenin vergi kanunlarına göre denetim yetkisi verilen

kuruluşlarca rapora bağlanması ve raporun aslı ve tercüme edilmiş bir örneğinin

Türkiye’deki ilgili vergi dairesine ibrazı halinde mahsup edebileceklerdir.

Türkiye’de mahsup edilen yurt dışı zararın, ilgili ülkede de mahsup edilmesi

halinde, Türkiye’de beyannameye dahil edilecek yurt dışı kazanç, mahsuptan

önceki tutar olacaktır.

Türkiye’de gelir vergisinden istisna edilen kazançlarla ilgili yurt dışı zararlar,

yurt içindeki kazanç ve iratlardan mahsup edilmez.

6. GEÇİCİ VERGİ

Gerçek usulde gelir vergisine tabi ticari kazanç sahipleri ile serbest meslek

erbabı cari vergilendirme döneminin gelir vergisine mahsup edilmek üzere, üçer

aylık dönemler halinde tespit edilecek kazançları üzerinden % 15 oranında geçici

vergi öderler.

TİCARİ KAZANCIN GERÇEK USULDE VERGİLENDİRİLMESİ REHBERİ

15

6.1. Geçici Vergi Mükellefleri

PP Ticari Kazanç Sahipleri

PP Serbest Meslek Kazanç Sahipleri

PP Kurumlar Vergisi Mükellefleri

6.2. Geçici Vergi Kapsamına Girmeyen Kazançlar ve Mükellefler:

PP Basit Usulde tespit edilen ticari kazançlar,

PP Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım İşlerinden Elde Edilen Kazançlar, (Gelir

Vergisi Kanunu 42 nci madde)

PP Noterlik görevini ifa ile mükellef olanlar.

6.3. Geçici Vergi Dönemleri

- Hesap Dönemi Takvim Yılı Olanlar İçin

DÖNEMLER BEYAN ZAMANI ÖDEME ZAMANI

Ocak-Şubat-Mart 14 Mayıs 17 Mayıs

Nisan-Mayıs-Haziran 14 Ağustos 17 Ağustos

Temmuz-Ağustos-Eylül 14 Kasım 17 Kasım

Ekim-Kasım-Aralık 14 Şubat 17 Şubat

- Özel Hesap Dönemi Tayin Edilenler İçin

Özel hesap döneminin başlangıç tarihinden itibaren üçer aylık dönemler

olarak hesaplanır. Üçer aylık dönemi izleyen ikinci ayın 14’ü beyan zamanı ve

aynı ayın 17’si ödeme zamanı olacaktır.

- İşe Başlama, İşi Bırakma veya Hesap Döneminin Değişmesi

Üç aydan kısa olan vergilendirme dönemlerinde;

PP İşe başlanılan tarihin içinde bulunduğu dönemin sonuna kadar olan süre,

PP İşin bırakıldığı tarihe kadar olan süre,

PP Yeni hesap döneminin başladığı tarihe kadar olan süre, ayrı bir vergilendirme

dönemi sayılır.

TİCARİ KAZANCIN GERÇEK USULDE VERGİLENDİRİLMESİ REHBERİ

16

6.4. Geçici Vergiye Esas Kazancın Tespiti

PP Ticari kazanç ve serbest meslek kazancının tespitine ilişkin hükümler

geçerlidir.

PP Dönemsellik esasına uyulması gerekir. Örneğin; geçici vergi matrahının

belirlenmesinde peşin tahsil edilen bir yıllık abonelik bedelinin sadece beyan

edilen geçici vergi dönemine isabet eden kısmı dikkate alınacaktır.

PP Vergi Usul Kanununun değerlemeye ilişkin hükümleri geçici vergi döneminin

kapandığı tarih itibarıyla uygulanır.

PP Yabancı paralar ve yabancı para cinsinden olan borç ve alacaklar Türkiye

Cumhuriyeti Merkez Bankasınca geçici vergi döneminin kapandığı tarih

itibarıyla ilan edilen döviz alış kurları ile değerlenir.

PP Vadesi gelmemiş senede bağlı alacak ve borçlar, değerleme günü kıymetine

göre değerlenebilir.

PP Bir dönem reeskont yapılması ikinci dönem de yapılmasını gerektirmez.

Ancak alacak senetleri reeskont yapılmışsa borç senetleri de yapılmak

zorundadır.

PP Yıllık olarak seçilen maliyet tespit yönteminin geçici vergi uygulamasında da

aynı olması gerekir.

PP Yıllık olarak hesaplanan amortisman tutarının ilgili döneme isabet eden kısmı

dikkate alınır. Yıllık olarak seçilen usul geçici vergi döneminde de geçerlidir.

PP İndirim, istisna ve zararlar dikkate alınacaktır. Örneğin; Bağ-Kur primleri ilgili

dönemlere ilişkin olup, ödenmiş olması şartıyla geçici vergiye ilişkin kazancın

tespitinde indirim konusu yapılabilecektir.

6.5. Geçici Verginin Eksik Beyan Edilmesi

Geçmiş dönemlere ait geçici verginin % 10’u aşan tutarda eksik beyan

edilmesi halinde %10’u aşan kısım için re’sen veya ikmalen geçici vergi tarh

edilir. Bu durumda tarh edilecek ek vergi için vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi

uygulanır. Geçici vergi beyannamesi vermeyen mükellefler için % 10’luk yanılma

payı uygulanmayacaktır.

% 10’luk yanılma payının, beyan edilmesi gereken (beyan edilmiş olan değil)

geçici vergi matrahı üzerinden hesaplanması gerekmektedir. Ayrıca, verilen

geçici vergi beyannamesinde matrah beyan etmeyen mükellefler için de beyan

edilmesi gereken vergi matrahının % 10’u kadar bir yanılma payı söz konusu

olacaktır.

 

6.6. Geçici Vergi Beyannamesine Eklenecek Belgeler

PP Bilanço esasında defter tutan mükellefler gelir tablosunu,

PP İşletme esasına göre defter tutan mükellefler işletme hesabı özetini,

PP Serbest meslek kazanç defteri tutan mükellefler serbest meslek kazanç

bildirimini geçici vergi beyannamelerine ekleyeceklerdir.

7. YILLIK BEYANNAMEYE DAHİL EDİLEN KAZANÇ VE

İRATLARDAN YAPILACAK İNDİRİMLER

Yıllık beyanname ile bildirilecek gelirlere ilişkin indirimler Gelir Vergisi

Kanunu ile diğer kanunlarda belirtilmiştir. Gelir Vergisi matrahının tespitinde gelir

vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden aşağıda belirtilen indirimlerin

yapılabilmesi için yıllık beyanname ile bildirilecek bir gelirin bulunması ve

yapılacak indirimlerin ilgili mevzuatta belirtilen şartları taşıması gerekmektedir.

Ticari kazançtan indirim konusu yapılabilecek hususlar şunlardır;

1 - Şahıs sigorta primleri ve bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları,

2- Eğitim ve sağlık harcamaları,

3- Bağış ve yardımlar,

4- Sponsorluk harcamaları,

5- Ar-Ge harcamaları,

6- Doğal afetler ile ilgili ayni ve nakdi bağışlar,

7- Türkiye Kızılay Derneğine makbuz karşılığı yapılan nakdi bağış ve yardımlar,

8- İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansına yapılan bağış, yardım ve

sponsorluk harcamaları,

9- Diğer kanunlara göre tamamı indirilecek bağış ve yardımlar.

7.1. Sigorta Şirketlerine ve Bireysel Emeklilik Sistemine Ödenen

Katkı Payları

Yıllık beyanname veren mükellefler, vergi

matrahlarının tespitinde bireysel emeklilik

sistemine ödedikleri katkı payının beyan

edilen gelirin % 10’una kadar olan kısmını gelir

vergisi matrahlarının tespitinde indirim konusu

yapabileceklerdir. Bireysel emeklilik dışında

kalan şahıs sigortaları için ödenen primlerin ise

TİCARİ KAZANCIN GERÇEK USULDE VERGİLENDİRİLMESİ REHBERİ

18

beyan edilen gelirin %5’ine kadar olan kısmı matrahın tespitinde indirim konusu

yapılacaktır. İndirim konusu yapılacak tutarın hesaplamasında beyan edilen

gelir olarak, yıllık gelir vergisi beyannamesinde yer alan indirimler ve geçmiş yıl

zararları toplamından önceki tutar esas alınacaktır.

Bireysel emeklilik sistemi ile diğer şahıs sigortaları için ödenen katkı payı

ve primlerin birlikte olması halinde matrahtan indirim konusu yapılabilecek tutar

beyan edilen gelirin % 10’u ile sınırlı olacaktır. Bu durumda şahıs sigorta primleri

için %5 oranındaki sınır ayrıca aranacaktır. İndirim konusu yapılacak prim, aidat

ve katkı paylarının toplamı, asgari ücretin brüt yıllık tutarını aşamaz (2010 yılı

gelirlerine ilişkin olarak kullanılacak olan asgari ücretin yıllık brüt tutarı 8.937

TL’dir).

7.2. Eğitim ve Sağlık Harcamaları

Aşağıda belirtilen şekilde yapılan eğitim ve

sağlık harcamaları beyan edilen gelirin % 10’unu

aşmaması şartıyla yıllık beyanname ile bildirilecek

gelirlerden indirilir:

- Eğitim ve sağlık harcamaları Türkiye’de

yapılmalıdır.

- Gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olan

gerçek veya tüzel kişilerden alınacak belgelerle

tevsik edilmelidir.

- Söz konusu harcamalar mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin

olmalıdır.

İndirim konusu yapılacak tutarın hesaplamasında beyan edilen gelir olarak,

yıllık gelir vergisi beyannamesinde yer alan indirimler ve geçmiş yıl zararları

toplamından önceki tutar esas alınacaktır.

7.3. Bağış ve Yardımlar

7.3.1. Sınırlı İndirilecekler

Gelir vergisi mükellefleri, genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri,

belediyeler, köyler ile kamu yararına çalışan dernekler ve Bakanlar Kurulunca

vergi muafiyeti tanınan vakıflara yıllık toplamı beyan edilecek gelirin % 5’ini

(kalkınmada öncelikli yöreler için % 10’unu) aşmamak üzere, makbuz karşılığında

yaptıkları bağış ve yardımları yıllık beyanname ile bildirilecek gelirlerinden indirim

konusu yapabilirler.

TİCARİ KAZANCIN GERÇEK USULDE VERGİLENDİRİLMESİ REHBERİ

19

7.3.2. Sınırsız İndirilecekler

a) Genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve

köylere bağışlanan okul, sağlık tesisi ve 100 yatak kapasitesinden az olmamak

üzere öğrenci yurdu (Kalkınmada Öncelikli Yörelerde 50 yatak kapasiteli) ile

çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi, bakım ve rehabilitasyon merkezi

inşası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin inşası için bu kuruluşlara

yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut tesislerin faaliyetlerini devam

ettirebilmeleri için yapılan her türlü nakdi ve ayni bağış ve yardımların tamamı

beyan edilen gelirden indirilebilecektir.

Okul, sağlık tesisi ve öğrenci yurdu yapımı veya bu tesislerin faaliyetlerine

devam edebilmeleri için yapılan bağış ve yardımların (harcamaların) herhangi bir

sınırlamaya tabi olmaksızın vergi matrahının tespitinde dikkate alınabilmesi için

bu bağış ve yardımların genel bütçeye dahil daireler, özel bütçeli kamu idareleri,

il özel idareleri, belediyeler, köylere yapılması gerekmektedir.

Düzenlemede yer alan “okul” ifadesinden, doğrudan eğitim-öğretim

hizmetlerinin verildiği temel birimlerin anlaşılması gerekmekte olup, rehberlik ve

araştırma merkezi, mesleki eğitim merkezi, iş eğitim merkezi, mesleki ve teknik

eğitim merkezi ve akşam sanat okulları da bu kapsamda değerlendirilecektir.

Düzenlemede yer alan “sağlık tesisi” ifadesinden ise Sağlık Bakanlığınca

sağlık tesisi kapsamında değerlendirilen kurum ve kuruluşların anlaşılması

gerekmektedir.

b) Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve

vakıflara Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan

gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin maliyet bedellerinin tamamı

beyan edilecek gelirden indirilebilecektir.

c) Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler, köyler,

kamu yararına çalışan dernekler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan

vakıflar ve bilimsel araştırma faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlar tarafından

yapılan ya da Kültür ve Turizm Bakanlığınca desteklenen veya desteklenmesi

uygun görülen harcamalar (Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinin 7 nci

fıkrasında sayılmaktadır) ile bu amaçla yapılan her türlü bağış ve yardımların

tamamı beyan edilen gelirden indirim konusu yapılabilecektir.

7.4. Sponsorluk Harcamaları

3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün Teşkilat ve Görevleri

Hakkında Kanun ile 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri

Hakkında Kanun kapsamında yapılan sponsorluk harcamalarının; amatör spor

dalları için tamamı, profesyonel spor dalları için %50’si yıllık beyanname ile

bildirilecek gelirlerden indirim konusu yapılabilecektir.

TİCARİ KAZANCIN GERÇEK USULDE VERGİLENDİRİLMESİ REHBERİ

20

7. 5. Araştırma ve Geliştirme Harcamaları

Ar-Ge indirimi hem Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinde hem

de 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında

Kanunda düzenlenmiş bulunmaktadır.

Gelir Vergisi Kanununa göre, mükelleflerin

işletmeleri bünyesinde gerçekleştirdikleri

münhasıran yeni teknoloji ve bilgi arayışına

yönelik araştırma ve geliştirme harcamaları

tutarının %100’ü “Ar-Ge İndirimi“ olarak

yıllık beyanname ile bildirilecek gelirlerden

indirilebilecek, Ar-Ge faaliyetleri ile doğrudan

ilişkili olmayan giderlerden ve tamamen

araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde

kullanılmayan amortismana tabi iktisadi

kıymetler için hesaplanan amortisman tutarlarından verilen paylar üzerinden Ar-

Ge indirimi hesaplanmayacaktır.

Öte yandan 5746 sayılı Kanunda belirtilen işletmelerce gerçekleştirilen Ar-

Ge ve yenilik harcamalarının tamamı 31.12.2023 tarihine kadar Gelir Vergisi

Kanununun 89 uncu maddesi uyarınca ticari kazancın tespitinde “Yıllık Gelir

Vergisi Beyannamesi”nin ilgili satırında gösterilmek suretiyle indirim konusu

yapılabilecektir.

5746 sayılı Kanun kapsamındaki indirimden yararlananlar, Gelir Vergisi

Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanununda belirtilen “Ar-Ge indirimi”nden ve 5084

sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması

Hakkında Kanunun aynı mahiyetteki hükümlerinden ayrıca yararlanamazlar.

5746 sayılı Kanun kapsamında hesaplanan Ar-Ge indirimi tutarının ilgili

dönemde kazancın yetersizliği nedeniyle indirim konusu yapılamaması halinde

bu tutar sonraki hesap dönemlerine devredilecek, devredilen tutarlardan

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki dönemlere ait olanlar, takip eden

yıllarda Vergi Usul Kanununa göre her yıl belirlenen yeniden değerleme oranında

artırılarak dikkate alınacaktır.

7.6. Doğal Afetler ile İlgili Ayni ve Nakdi Bağışlar

Bakanlar Kurulunca yardım kararı alınan doğal afetler dolayısıyla Başbakanlık

aracılığıyla makbuz karşılığı yapılan ayni veya nakdi bağışların tamamı indirim

konusu yapılabilecektir.

TİCARİ KAZANCIN GERÇEK USULDE VERGİLENDİRİLMESİ REHBERİ

21

7.7. Türkiye Kızılay Derneğine

Makbuz Karşılığı Yapılan Nakdi Bağış

ve Yardımlar

Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu

maddesine 5904 sayılı Kanunun 3 üncü

maddesiyle eklenen 11 inci bent hükmü

uyarınca iktisadi işletmeleri hariç, Türkiye

Kızılay Derneğine makbuz karşılığı yapılan

nakdi bağış ve yardımların tamamı indirim

konusu yapılabilecektir.

7.8. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansına Yapılan Bağış,

Yardım ve Sponsorluk Harcamaları

Gelir Vergisi Kanununa 5766 sayılı Kanunla

eklenen geçici 74 üncü madde ile 5706

sayılı İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti

Hakkında Kanun uyarınca kurulan İstanbul

2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansına yapılan

her türlü ayni ve nakdi bağış ve yardımlar

ile sponsorluk harcamalarının tamamı,

gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek

gelirlerden indirilebilecektir.

7.9. Diğer Kanunlara Göre Tamamı İndirilecek Bağış ve Yardımlar

a) Umumi hayata müessir afetler dolayısıyla alınacak tedbirlerle yapılacak

yardımlara ilişkin 7269 sayılı Kanuna göre oluşturulan fona yapılan nakdi

bağışların tümü ile milli yardım komiteleri veya mahalli yardım komitelerine

makbuz karşılığı yapılan ayni/nakdi bağışlar,

b) Yüksek Öğretim Kanununa göre üniversitelere ve Yüksek Teknoloji

Enstitüsüne makbuz karşılığı yapılan ayni ve nakdi bağışlar ile vakıf üniversitelerine

yapılan bağış ve yardımlar,

c) Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununa göre yapılan bağış

ve yardımlar,

d) Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumunun Kuruluşu Hakkındaki

Kanuna göre yapılan nakdi bağışlar,

e) Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununa göre yapılan ayni

ve nakdi bağışlar,

TİCARİ KAZANCIN GERÇEK USULDE VERGİLENDİRİLMESİ REHBERİ

22

f) Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Kanununa göre yapılan ayni ve

nakdi bağışlar,

g) Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı Kanununa göre yapılan ayni/

nakdi bağışlar,

h) Milli Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Seferberlik Kanununa göre yapılan

ayni/nakdi bağışlar,

i) İlköğretim ve Eğitim Kanununun 76 ncı maddesine göre ilköğretim

kurumlarına yapılan nakdi bağışlar,

Bağış ve yardımın nakden yapılmaması halinde, bağışlanan veya yardımın

konusunu teşkil eden mal veya hakkın varsa mukayyet değeri, yoksa Vergi

Usul Kanunu hükümlerine göre Takdir Komisyonunca tespit edilecek

değeri esas alınır.

 

8. GELİR VERGİSİNDE MAHSUP VE İADELER

8.1. Tevkif Yoluyla Kesilen Vergilerin Mahsup ve İadesi

Beyannamede gösterilen gelire dahil kazanç ve iratlardan Gelir ve Kurumlar

Vergisi Kanunlarına göre kesilmiş bulunan vergiler, beyanname üzerinden

hesaplanan gelir ve kurumlar vergisinden mahsup edilebilir, mahsubu yapılan

miktar gelir ve kurumlar vergisinden fazla olursa aradaki fark vergi dairesince

mükellefe bildirilir ve mükellefin tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde müracaatı

üzerine kendisine red ve iade edilir.

8.1.1. Beyanname Üzerinden Hesaplanan Vergiden Mahsup ve Kalan

Kısmın İadesi

Yıllık beyanname ile beyan edilen gelir üzerinden hesaplanan vergiden yıl

içinde tevkif yoluyla kesilen vergiler mahsup edilir. Mahsup işleminin yapılabilmesi

için, tevkif yoluyla kesilen verginin beyannameye dahil edilen gelir veya kazanca

ilişkin olması gerekmektedir. Bu durumda kazanç veya gelir türünün bir önemi

bulunmamakta olup, mükelleflerin kesintiyi yapan vergi sorumlularına ait bilgiler

ile yıl içinde yapılan tevkifatlara ilişkin tabloyu yıllık beyannamelerine eklemeleri

yeterli olacaktır.

 

8.1.2. Mahsuben İade

Tevkif yoluyla kesilen vergilerin yıllık beyannamedeki mahsuplar sonunda

kalan kısmının diğer vergi borçlarına mahsup talebi, tutarına bakılmaksızın ve

inceleme raporu ve teminat aranılmadan yerine getirilir.

 

Mahsup talebinin dilekçe ile yapılması ve yıl içinde yapılan tevkifatlara ilişkin

listenin dilekçe ekinde yer alması gerekmektedir. Ortaklar, ortağı oldukları adi

ortaklık veya kollektif şirketlerin müteselsilen sorumlu oldukları vergi borçlarına

da mahsuben iade talebinde bulunabilirler.

Mahsuben iade işlemi, aranan tüm belgelerin tamamlanması koşuluyla, yıllık

gelir vergisi beyannamesinin verildiği tarih itibarıyla yapılacaktır. Bu tarihten

itibaren mükelleflerin mahsubunu talep ettikleri vergi borçları için gecikme zammı

uygulanmaz.

Mükellefin vadesi gelmiş vergi borcunun bulunmaması halinde, iade

alacağının sonraki dönemlerde vadesi gelecek vergi borçlarına mahsubu

mümkündür. Mahsup taleplerinin yerine getirilmesinde, zamanaşımı hükümleri

göz önünde bulundurulur.

 

8.1.3. Nakden İade

Nakden iade taleplerinin dilekçe ile yapılması şarttır. Tevkif yoluyla kesilen

vergilere ilişkin nakden iade edilecek tutarın 10.000 TL’yi geçmemesi halinde

iade talebi, yıl içinde yapılan tevkifatlara ilişkin tablo ile birlikte, Gelir Vergisi

Kanununun 252 Seri No.lu Genel Tebliğinde gelir veya kazanç türüne göre ayrı

ayrı belirtilmiş belgelerin dilekçeye eklenmesi koşuluyla inceleme raporu ve

teminat aranmaksızın yerine getirilir.

Nakden yapılacak iade taleplerinin 10.000 TL’yi aşması halinde, 10.000

TL’yi aşan kısım vergi inceleme raporuna göre iade edilir. Teminat gösterilmesi

halinde inceleme sonucu beklenmeksizin iade yapılır.

Nakden iade talebinin 100.000 TL’ye kadar olan kısmı, yeminli mali müşavirce

düzenlenecek tam tasdik raporu uyarınca iade edilir. İade talebinin 100.000 TL’yi

aşan kısmının iadesi her halükarda vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine

getirilir.

Genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyelere, köylere ve

sermayelerinin en az %51 veya daha fazlası bu kurumlara ait işletmelere yapılacak

iadeler, gerekli belgelerin ibrazı üzerine miktara bakılmaksızın inceleme raporu

ve teminat aranılmadan yerine getirilir.

 

8.1.4. Tevkif Yoluyla Kesilen Vergilerin Geçici Vergiye Mahsubu

Yıl içinde ilgili dönemler halinde hesaplanan geçici vergiden varsa o hesap

dönemi ile ilgili olarak daha önce ödenmiş geçici vergi ve geçici vergiye tabi

kazançlarla ilgili olarak tevkif edilmiş vergiler mahsup edilmekte, mahsuptan

sonra kalan tutar o dönem için ödenmesi gereken geçici vergi olmaktadır.

 

 

Yıllık beyannamenin vergi bildirimi tablosunda yer alan geçici vergiye ilişkin

satırda, beyannamenin ilgili olduğu geçici vergi dönemlerinde ödenen geçici

vergi tutarı (ilgili geçici vergi beyannamelerinin ödenecek geçici vergi satırında

yer alan tutarlar toplamı) gösterilir. Yıllık beyannamenin vergi bildirimi tablosunun

kesinti yoluyla ödenen vergiler satırında ise, o yıl içinde tevkif yoluyla kesilen

vergilerin tamamı (geçici vergiden mahsubu yapılan tevkifat tutarları dahil)

gösterilir.

Yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden, yukarıda sözü edilen

geçici vergi tutarı ile yıl içinde tevkif yoluyla kesilen vergilerin tamamı mahsup

edilir, kalan tutar tevkif yoluyla kesilen vergilerin diğer vergi borçlarına mahsubu

ve nakden iadesi kuralları çerçevesinde red ve iade edilir.

 

8.2. Geçici Verginin Mahsubu ve İadesi

Üçer aylık dönemler halinde tahakkuk ettirilerek tahsil edilen geçici vergi,

yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilir. Mahsup

edilemeyen tutar mükellefin diğer vergi borçlarına mahsup edilir. Bu mahsuplara

rağmen kalan geçici vergi tutarı o yılın sonuna kadar yazılı olarak talep edilmesi

halinde mükellefe red ve iade edilir. Bu esaslar kurumlar vergisi mükellefleri

açısından da geçerlidir.

Mahsup işleminin yapılabilmesi için, tahakkuk ettirilmiş geçici verginin

ödenmiş olması gerekmektedir. Geçici vergi dönemleri itibarıyla tahakkuk

ettirilmiş, ancak ödenmemiş bulunan geçici verginin yıllık beyanname üzerinden

hesaplanan gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edilmesi mümkün değildir.

Tahakkuk ettirilmiş ancak ödenmemiş olması dolayısıyla yıllık beyanname

üzerinden hesaplanan vergiden mahsup imkanı bulunmayan geçici vergi tutarları

terkin edilir. Terkin edilen geçici vergi tutarı için vade tarihinden terkin edilmesi

gereken tarih olan yıllık beyannamenin verilmesi gereken kanuni sürenin

başlangıç tarihine kadar gecikme zammı uygulanır.

Ödenen geçici vergi tutarının, geçici verginin ilgili olduğu döneme ilişkin

olarak verilen beyanname üzerinden hesaplanan gelir veya kurumlar vergisinden

fazla olması halinde, mahsup edilemeyen tutar mükellefin diğer vergi borçlarına

mahsup edilir.

Mahsup işleminin yapılabilmesi için yazılı başvuru şartı aranmaz. Söz konusu

mahsup işlemi ilgili vergi dairesince re’sen yapılır.

Mahsup işlemi yıllık beyannamenin verildiği tarih esas alınarak yerine getirilir.

Mahsubu yapılacak vergi borçları için vade tarihinden, yıllık beyannamenin verildiği

tarihe kadar gecikme zammı uygulanır. Mahsup sonucu iadesi gereken miktarın

bulunması ve bu tutarın beyannamenin ilgili tablosuna yazılmış olması, mükellefçe

yazılı olarak yapılmış iade talebi olarak kabul edilir. Yıllık beyannamenin ilgili

tablosunda/satırında gösterilmeyen geçici verginin mahsuben veya nakden iade

edilebilmesi için o yılın sonuna kadar yazılı olarak başvurulması gerekir.

Geçici verginin gerek mahsuben gerekse nakden iadesinde herhangi bir tutar

sınırlaması olmayıp, geçici verginin ödenmiş olması yeterlidir. Geçici vergiye

ilişkin iade taleplerinde teminat ve inceleme raporu aranmaz.

 

9. 2010 YILI GELİRLERİNE UYGULANACAK VERGİ TARİFESİ

8.800 TL’ye kadar % 15

22.000 TL’nin 8.800 TL’si için 1.320 TL, fazlası % 20

50.000 TL’nin 22.000 TL’si için 3.960 TL, (ücret gelirlerinde 76.200

TL’nin 22.000 TL’si için 3.960 TL), fazlası

% 27

50.000 TL’den fazlasının 50.000 TL’si için 11.520 TL, (ücret

gelirlerinde 76.200 TL’den fazlasının 76.200 TL’si için 18.594 TL),

fazlası

% 35

 

10. YILLIK BEYANNAMEDE TARH İŞLEMLERİ

10.1. Tarh Yeri

Genel kural gelir vergisinin mükellefin ikametgahının bulunduğu yer vergi

dairesince tarh edilmesidir. Ancak, ticari ve mesleki faaliyetlerde tarha yetkili

vergi dairesi işyerinin bulunduğu yer vergi dairesi olarak belirlenmiştir. İşyerinin

birden fazla olması halinde ise iş merkezinin bulunduğu yer vergi dairesi tarha

yetkili vergi dairesi olacaktır.

Diğer ücretlerle, gezici olarak çalışanların ticaret ve serbest meslek

kazançlarının vergileri, bu ücret ve kazanç sahiplerinin ikametgahlarının

bulunduğu yerin vergi dairesince tarh edilmemişse, faaliyetlerini icra ettikleri

yerin vergi dairesince tarh olunacaktır.

Dar mükellefiyete tabi olanların vergileri ise beyannamelerini vermeye mecbur

oldukları yerin vergi dairesince tarh olunur. Türkiye’de işyeri bulunduğunda,

beyannamenin verileceği vergi dairesi işyerinin bulunduğu yerdeki vergi

dairesidir.

 

10.2. Tarhiyatın Muhatabı

Gelir vergisi, bu vergiyle mükellef olan gerçek kişiler namına tarh edilir. Ancak

bazı istisnai durumlarda tarhiyatın muhatabı değişmektedir. Bunlar;

PP Küçüklerle kısıtlılarda, bunların nam ve hesabına kanuni temsilcileri tarhiyatın

muhatabı tutulur. Kanunî temsilci veli, vasi ve kayyımdır.

PP Dar mükellefiyette tarhiyata muhatap Türkiye’deki daimi temsilcidir.

Türkiye’de daimi temsilci yok ise kazanç ve iratları yabancı kişiye sağlayanlar,

tarhiyata muhatap tutulur. Ayrıca Türkiye’de birden fazla daimi temsilci

bulunması halinde, mükellefin tayin edeceği, tarhiyat tarihine kadar böyle bir

tayin yapılmamış ise temsilcilerden herhangi birisi tarhiyata muhatap tutulur.

PP Kaynakta kesinti suretiyle alınan vergilerde muhatap, mükellef hesabına

tevkifat yapmaya mecbur olanlardır.

 

10.3. Vergilendirme Dönemi

Gelir vergisinde vergilendirme dönemi geçmiş takvim yılıdır. Ancak,

PP Memleketi terk veya ölüm hali sebebi ile mükellefiyetin takvim yılı içerisinde

kalkması halinde, vergilendirme dönemi, takvim yılı başından mükellefiyetin

kalktığı tarihe kadar geçen süre olarak kabul edilecektir.

PP Diğer ücretlerde vergilendirme dönemi, hizmetin ifa olunduğu takvim yılıdır.

PP Tevkif yoluyla ödenen vergilerde,

istihkak sahipleri ayrıca yıllık

beyanname vermeye mecbur

değillerse tevkifatın ilgili bulunduğu

dönemler vergilendirme dönemi

sayılır ve kesilen veya kesilmesi

gereken vergiler yıllık verginin

yerine geçer.

10.4. Tarh Zamanı

Gelir vergisi, beyanname verilmesi

gereken hallerde beyannamenin

verildiği günde tarh edilir. Beyanname

posta ile gönderilmişse, vergiyi

tarh edecek daireye geldiği tarihi

takibeden yedi gün içinde tarh edilir.

 

 

 

11. YILLIK BEYANNAMENİN VERİLMESİ

01 Ocak- 31 Aralık 2010 döneminde elde edilen beyana tabi kazanç ve

iratların Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi ile 2011 yılının Mart ayının yirmibeşinci

günü akşamına kadar (01 Mart – 25 Mart) beyan edilmesi gerekmektedir.

Gelir unsurlarından birinden, bir kaçından veya tamamından bir takvim

yılı içinde elde edilen kazanç ve iratlardan beyan edilmesi gerekenlerin yıllık

beyannamede toplanarak beyan edilmesi gerekmektedir.

 

Ticari, zirai ve mesleki faaliyetlerinden dolayı gerçek usulde vergilendirilen

gelir vergisi mükelleflerine hiçbir hadle sınırlı olmaksızın Yıllık Gelir Vergisi,

Geçici Vergi, Katma Değer Vergisi ve Muhtasar Beyannamelerini

elektronik ortamda gönderme zorunluluğu getirilmiştir.

Buna göre ticari, zirai ve mesleki faaliyetlerinden dolayı gerçek usulde

vergilendirilen Gelir Vergisi mükellefleri;

 

PP 2010 yılına ilişkin olup, 01-25 Mart 2011 tarihleri arasında verebilecekleri Yıllık

Gelir Vergisi Beyannamesini, elektronik ortamda göndereceklerdir.

PP Takvim yılı içinde ölüm halinde, ölüm tarihinden itibaren 4 ay içinde ölü

namına varislerce yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyanda bulunulması

gerekmektedir.

PP Takvim yılı içinde memleketi terk edenlerin, memleketi terkten önceki 15 gün

içinde yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyanda bulunması gerekmektedir.

Beyanname verme süresinin son gününün resmi tatile rastlaması halinde,

resmi tatili izleyen ilk iş gününün tatil saatine kadar beyanname verilebilmektedir.

 

12. HESAPLANAN VERGİNİN ÖDENME ZAMANI VE YERİ

Beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisi, 2011 yılının Mart ve Temmuz

aylarında iki eşit taksitte ödenecektir. Birinci taksit 01-31 Mart 2011, ikinci taksit

ise 01-31 Temmuz 2011 tarihleri arasında ödenecektir.

Memleketi terk ve ölüm gibi mükellefiyetin kalkmasını gerektiren durumlarda,

beyan üzerine tarh edilen vergiler beyanname verme süreleri içinde ödenecektir.

Hesaplanan vergi, mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine ödenebileceği gibi

vergi tahsiline yetkili banka şubelerine de ödenebilecektir.

 

13. BEYANNAMEYE EKLENECEK BİLDİRİM VE BELGELER

Sadece ticari kazançlarını beyan eden mükellefler Yıllık Gelir Vergisi

Beyannamesine:

PP Ayrıntılı Bilanço ve Ayrıntılı Gelir Tablosu,

PP İşletme Hesabı Özeti,

PP Bilanço Esasına Göre Defter Tutan Mükelleflere Ait Ticari Kardan Mali Kara

Ulaşmak İçin Hesaplamayı Gösteren Bildirim,

PP Varsa, Yabancı Ülkelerde Ödenen Vergilere İlişkin Bildirim,

PP Varsa, Kesinti Yoluyla Ödenen Vergilere İlişkin Belgeleri

ekleyeceklerdir.

Ticari kazancın yanında başka gelirlerin de beyan edilmesi halinde, ilgili

gelire ilişkin belgeler de eklenecektir.

 

14. BEYANNAME VERMEYENLERE UYGULANACAK

YAPTIRIMLAR

2010 takvim yılı kazançlarına ait olup, 2011 yılında verilmesi gereken

beyannamenin beyanname verme süresi içinde verilmemesi durumunda

mükelleflere, özel usulsüzlük cezası ile tahakkuk ettirilmeyen vergi için ayrıca

vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi uygulanır.

 

15. GERÇEK USULDE TİCARİ KAZANCIN BEYANINA İLİŞKİN

ÖRNEKLER

Örnek 1: Eskişehir Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde ikamet eden Bay (A)

servis işletmeciliği faaliyetinde bulunmaktadır. Bay (A), servis işletmeciliğinden

dolayı 2010 yılında 60.000 TL kar elde etmiştir. Mükellef işletme hesabı esasına

göre defter tutmaktadır. Ayrıca mükellefin, 2010 yılı içinde ödenen 5.500 TL

geçici vergi tutarı bulunmaktadır.

Örnek Hakkında Açıklama;

Bu örnekte işletme hesabı esasına göre defter tutan bir mükellefin durumu

açıklanmaktadır. Mükellef ticari kazancı nedeniyle yıllık gelir vergisi beyannamesi

vermek zorundadır. Mükellef 2010 yılında 60.000 TL ticari kazanç elde etmiştir.

 

 

Mükellefin Beyanı Aşağıdaki Gibi Olacaktır:

Ticari Kazanç 60.000 TL

Safi Ticari Kazanç 60.000 TL

Vergiye Tabi Gelir (Matrah) 60.000 TL

Hesaplanan Gelir Vergisi 15.020 TL

Mahsup Edilecek Vergiler Toplamı (Geçici Vergi ) 5.500 TL

Ödenmesi Gereken Gelir Vergisi 9.520 TL

Örnek 2: İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde lokantacılık faaliyetinde

bulunan ve işletme hesabı esasına göre defter tutan Bayan (B)’nin 2010 yılı karı

75.000 TL’dir. Mükellef 2010 yılında 7.500 TL Bağ-Kur Primi ve 8.000 TL geçici

vergi ödemiştir.

Mükellefin ayrıca tevkif yoluyla vergilendirilmiş brüt 170.000 TL mevduat

faizi ve repo geliri (bu gelirler ticari işletmesine dahil bulunmamaktadır) ile

Bursa’da bulunan ve emlak vergisi değeri 75.000 TL olan apartman dairesinden

(meskenden) 30.000 TL kira geliri bulunmaktadır. (Mesken kira gelirinde götürü

gider yöntemi seçilmiştir.)

Örnek Hakkında Açıklama;

Mükellef ticari kazancı nedeniyle yıllık beyanname vermek zorunda olup,

beyannameye mesken olarak kiraya verdiği gayrimenkulden elde ettiği kira gelirini

de dahil edecektir. Ticari, zirai ve mesleki kazancı nedeniyle yıllık beyanname

verenler konut kira gelirine ilişkin istisnadan yararlanamayacağından bu gelire

mesken istisnası uygulanmayacaktır. Kira gelirinde safi irat hesaplanırken %25

oranındaki götürü gider düşüldükten sonraki kalan tutar beyan edilecektir.

Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 inci maddesi hükmü uyarınca, mükellefin

2010 yılında elde ettiği tevkif yoluyla vergilendirilmiş bulunan mevduat faizi ve

repo geliri beyannameye dahil edilmeyecektir.

 

 

Mükellefin Beyanı Aşağıdaki Gibi Olacaktır:

Ticari Kazanç 75.000 TL

Bağ-Kur Primi 7.500 TL

Safi Ticari Kazanç 67.500 TL

GMSİ (30.000-(30.000 x %25)) 22.500 TL

Beyan Edilen Gelirler Toplamı (67.500 TL + 22.500 TL) 90.000 TL

Vergiye Tabi Gelir 90.000 TL

Hesaplanan Gelir Vergisi 25.520 TL

Mahsup Edilecek Vergiler Toplamı (Geçici Vergi ) 8.000 TL

Ödenmesi Gereken Gelir Vergisi (25.520 TL – 8.000 TL ) 17.520 TL

Örnek 3: Ankara’da ikamet eden ve ikinci sınıf tüccar olan Bay (C) toptan

gıda ticareti ile yapmaktadır. Bay (C ) 2010 yılında 50.000 TL kar elde etmiş olup,

6.000 TL Bağ-Kur primi ve 4.250 TL geçici vergi ödemiştir. Mükellef ayrıca 5.000

TL şahıs sigorta primi ödemiştir.

Örnek Hakkında Açıklama;

Mükellef 2010 yılında 50.000 TL ticari kazanç elde etmiştir. Mükellef ayrıca

6.000 TL Bağ-Kur primi ödemiştir. Ödenen şahıs sigorta primi ile ilgili olarak

indirim konusu yapılabilecek tutar 2010 yılı asgari ücretin yıllık brüt tutarını (8.937

TL) aşmamakla birlikte beyan edilen gelirin %5’ini de aşamayacağından, indirim

konusu yapılacak şahıs sigorta primi ödenen 5.000 TL yerine ( 44.000 x %5)

2.200 TL olacaktır.

İşletme Hesabı Esasına Göre Defter Tutan Mükellefin Beyanı Aşağıdaki Gibi

Olacaktır:

Ticari Kazanç 50.000 TL

Bağ-Kur Primi 6.000 TL

Safi Ticari Kazanç 44.000 TL

Mahsup Edilecek İndirimler (Şahıs Sigorta Primi) 2.200 TL

Mahsup Sonrası Kalan Tutar 41.800 TL

Vergiye Tabi Gelir 41.800 TL

Hesaplanan Gelir Vergisi 9.306 TL

Mahsup Edilecek Vergiler Toplamı (Geçici Vergi ) 4.250 TL

Ödenmesi Gereken Gelir Vergisi (9.306TL – 4.250 TL) 5.056 TL

 

VERGİNİZİ ÖDEYEBİLECEĞİNİZ ANLAŞMALI BANKALAR

AKBANK T.A.Ş.

ALBARAKA TÜRK KATILIM BANKASI A.Ş.

ALTERNATİFBANK A.Ş.

ANADOLUBANK A.Ş.

ASYA KATILIM BANKASI A.Ş.

CITIBANK A.Ş.

DENİZBANK A.Ş.

EUROBANK TEKFEN A.Ş.

FİNANSBANK A.Ş.

FORTISBANK A.Ş.

HSBC BANK A.Ş.

ING BANK A.Ş.

KUVEYT TÜRK KATILIM BANKASI A.Ş.

ŞEKERBANK T.A.Ş.

T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş.

TEKSTİLBANK A.Ş.

TURKISHBANK A.Ş.

TURKLAND BANK A.Ş.

TÜRK EKONOMİ BANKASI A.Ş

TÜRKİYE FİNANS KATILIM BANKASI A.Ş.

TÜRKİYE GARANTİ BANKASI A.Ş.

TÜRKİYE HALK BANKASI A.Ş.

TÜRKİYE İŞ BANKASI A.Ş.

TÜRKİYE VAKIFLAR BANKASI T.A.O.

YAPI KREDİ BANKASI